Türkçe, sen ve siz gibi belirgin seçenekler sunsa da, Türkiye'deki iletişimi özetleyebilecek tek bir kural yoktur. Yaş, iş yeri, bölge, aile, seküler veya dinî ortam ve kişinin kullandığı dillerin tamamı konuşmanın tonunu etkiler. Sıcak bir davet gerçek, törensel veya kendiliğinden olabilir; canlı bir tartışma ise hoş karşılanabilir veya yorucu olabilir. Birinin milliyetini çözmeye çalışmak yerine, konuşmacının ne kastettiğini sormayı tercih edin.
Sen ve siz kullanımı duruma bağlıdır
Siz; saygı, profesyonel mesafe veya çoğul hitap belirtebilir. Sen ise yakınlık sinyali verebileceği gibi, zorla kullanıldığında saygısızlık olarak algılanabilir. Emin olmadığınızda siz diye hitap edin ve değişimi karşı tarafın başlatmasına izin verin; iş yerleri ve nesiller arasında bu durum farklılık gösterir.
Hitap şekilleri yalnızca aile üyeleriyle sınırlı değildir
Abi, abla, amca, teyze, hocam ve diğer hitap şekilleri; samimiyeti, yaş ilişkisini veya sosyal rolleri belirtebilir. Kullanım çeşitlilik gösterir ve dışarıdan gelenler için yapay durabilir. Bir terimi benimsemeden önce gerçek bir senaryoda hangisinin uygun olduğunu sorun.
Misafirperverlik dili ilişkiseldir
Buyurun, afiyet olsun, hoş geldiniz gibi davet ifadeleri, kelimesi kelimesine çevirilerin kaçırdığı sosyal anlamlar taşır. Sadece ifadeyi değil, ona verilen yanıtı da pratik edin. Bir teklifin sınırsız bir izin olduğu veya nezaketin her şeyi kabul etmeyi gerektirdiği varsayımında bulunmayın.
Çok dilli konuşma rıza gerektirir
Kürtçe, Arapça, Lazca, Çerkesçe, Ermenice, Rumca ve diğer diller bir partnerin evine veya bölgesine ait olabilir. Bu dillerden bahsetmek bir kimlik sorgulamasını tetiklememelidir. Kişinin neyin dil pratiği, neyin özel geçmiş olduğunu kendisinin belirlemesine izin verin.
Kamusal meselelerde sınır kontrolü yapılmalıdır
Siyasi, dini ve kimlik temalı tartışmalar farklı riskler ve duygular taşıyabilir. Partnerinizin olgusal bir kelime dağarcığı mı, kişisel bir düşünce mi yoksa konu değişikliği mi istediğini sorun. Tarafsız bir merak, ilan edilmiş bir duruş gerektirmez.
Yanlış anlaşılmalar basitçe düzeltilebilir
Eğer samimiyet baskı gibi hissettiriyorsa veya kısalık ilgisizlik gibi algılanıyorsa, kültürü değil mesajı dile getirin. “Bu planı daha spesifik hale getirebilir miyiz?” veya “Bunu konuşmamayı tercih ederim” demek, her iki konuşmacıya da faydalı bilgiler sağlar.
Aklınızda bulunsun
Türkiye; bölgesel, dilsel, etnik, dini, seküler, kentsel, kırsal, nesiller arası ve bireysel farklılıklar açısından oldukça zengindir. Tek bir konuşma kodu hiçbirini kapsayamaz.
Dil partnerinize sorabileceğiniz sorular
- Kendi günlük hayatınızda ne zaman siz diye hitap etmeye başlarsınız?
- Bir kafede, derste veya aile ziyaretinde hangi hitap şekli doğal duyulur?
- Tonu çevrilmesi zor olan bir misafirperverlik ifadesi var mı?
- Pratiğe dahil edilmesini istediğiniz bölgesel veya ev dili etkisi hangisidir?
- Bir konunun çok siyasi veya kişisel hale geldiğini nasıl belirtebiliriz?
- Sizin çevrenizde dostane bir tartışma kulağa nasıl gelir?